Adamın Dünyası – 12

“Hayat geçiyor bebeğim köpükten oluşan baloncuklar gibi büyüyor ve yok oluyor… Ve biliyoruz ki her birinin özel bir renk skalası var kendini tekrar etmeyen. İnanıyorum ki birlikte bir iz bırakabiliriz bu dünyada, biz olarak, ikimizin karışımından doğan renkler, sen ve ben sadece sen ve ben” diye cümlesini sonlandırdı adam. İki insan birbirini ne denli tüketebilirse o denli tüketmişlerdi, yükleri ağırdı, yorulmuşlardı. Kendi yollarına devam ediyorlardı fakat içlerinde hep bi geriye dönüp bakma isteği uyanıyordu. Alışkanlıkların ardında bıraktığı izlerden oluşan yol muydu bu yoksa kaçırdıkları tarafta ne olduğunun heyecanıyla mı dönüp bakıyorlardı bilmiyorlardı. Aynı insan bile değillerdi artık, kendilerinden uzaklaşıp yeni bir ben doğurmuşlardı. İki insanın bir arada olup birbirini tüketmesinden daha değerliydi. Yolları bir kere kesişip ayrılan insanlar gibi yarınlara dair umutları, geçmişlerine dair keşkeleri kalacaktı. Ne o geçmiş umulan geleceği doğuracaktı, ne de içinde bulunulan an, geçmişi bugüne getirecekti. Her şey donuktu, o kadar donuktu ki bir ucundan dokunmaya kalksanız, zaman şarkı mezarlığını yola kusacaktı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir