Adamın Dünyası – 2

Adam, odasına hafif alkollü bir şekilde döndü çakır keyif olduğu bile söylenemezdi. Sıcak bir duş alıp rahatladıktan sonra bornozunu çıkarmadan yazmaya başladı. Yazmaya başladığında kendisinden başkasını yazamadığını farkedince duraksadı ve ne kadar bencil olduğunu düşündü ama aldırış etmedi, kendi hissetmediği bir şeyi yazamazdı, hayali bir karakter yaratamazdı ve olmayan bir karakterin duygularını yansıtamazdı.

Bugün neden içtiğini düşünmeye başladı. Hiçbir cevabı yoktu. Sarhoş olmak istememişti, keyif almamıştı, boş bir içişti, anlamsızdı. Birden keyif alarak içtiği günleri hatırladı. O günlerden nasıl böylesine uzaklaşmıştı? Bu uzaklaşışının sebebi, hatırlamaya çalıştığı şeyi unutmak zorunda olması olabilir miydi? Sorunun hissettirdikleri karşısında düşünce denizine daldı. Sarhoş olduğu için detayların tümünü hatırlayamadığı günlerden birisini gözlerinin önüne getirdi. Güzel şeylerin hissettirdiklerinin zamanın karşısında hızla unutulup gitmesine üzüldü. Sert bir öpücüğün karşı koyulmaz tadı bu kadar çabuk unutulmamalı diye düşündü. 

Elinden geleni yapmıştı, daha fazla yapabileceği bir şey kalmamıştı. Ne kadar çabalarsa çabalasın duyguları değiştiremeyeceği gerçeğini kabullenmişti. Yaptığı hata zamanlama hatası olabilirdi, belki başka zaman olsa böyle olmazdı diye düşündü. Kendi de dahil olmak üzere hissettiği şeyleri söyleyemeyip içine atan insanlara sessizce bağırdı, bu sessiz çığlık çığ gibi büyüdü, nefessiz kaldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir