Adamın Dünyası – 6

İçime işleyen havanın soğuklu muydu yoksa üşüyen içim miydi bilmiyorum. Sadece yürüyorum. Sokaklar bomboş, şehre derin bir sessizlik çökmüş. Para kazanmak için geceleri sokakları dolduran insanlar ortada görünmüyorlar, sarhoş olup evin yolunu bulmaya çalışan ayyaşlar çoktan dönmüş olmalılar, günün bitmesine üzülen sevgililer hayallerde buluşmaya başlamışlar, sokağın rengini belirleyen müzisyenler ortada görünmüyorlar. Bu şehirde benim dışımda olması gereken hiçbir şey yok olmaması gereken bense her şeyin içinde tüm benliğimle yürüyorum. 

Yıllardır insanlara karşı hep ön yargılı yaklaşıyorum ve insanları kendi içimde sınıflara ayırıyorum. Yaptığım şeyin hoş olmadığının bilincinde olmama rağmen buna engel olamıyorum. Yürüdüğüm esnada bugüne kadar gözardı ettiğim fakat bütün denklemi değiştirebilecek bir şey olduğunu farkettim. Delilik. Bunca soru işaretinin içerisinde en büyük başarının delirmemek olduğuna kanaat getirdikten sonra düşünce sistemim çökmeye başladı. Bazılarımız bir hobinin peşinden sürüklenirken, bazılarımız yazıyoruz. Bazılarız alkole sarılırken, bazılarımız sigara da kendini buluyoruz. Sanırım her birimiz yavaş yavaş delirmekte olduğumuzun farkındayız ve hayatımızı tamamen bunu ertelemek üzerine kuruyoruz. Her birimiz bu boşluğu farklı şekilde dolduruyoruz ve delirmekle delirmemek arasındaki ince çizgi üzerinde bir o tarafa bir bu tarafa savruluyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir