Çıplak Ayaklar

Anıların bir parçası olmanın ötesinde
Sen ve ben hiç biz olamadık
Yaralar gibi anlık yaşanmışlıklardan doğan
Derine uzanan bıçak yaraları
Yıllara yenik düşmeyecek izler
Üzerine tuz bassan da acımayan
Yine de göze dokunan yaralar
Bir sonrakinin sorusuna cevap olacaklar

Yıllar sonra belki de
Özgürlük arayışımın sonucu
Kendimi bulduğum bir şehirde
Bir çöpü karıştırırken
Aklıma düşeceksin
Oysa sevgilim sen ve ben
Bütün ağırlığını bir toplumun
Uçan bir balona doldurup
Göğe yükselişini izlerken
Bir şehri keşfedebilirdik
Çıplak ayaklar eşliğinde

17.06.2019

N’olur Gel

Sıcak ve meltemli bir yaz gecesi
İngiliz Bahçesi’nin sonsuz yeşilliklerinde
Toprak bizi kucaklıyor, yanımdasın.
Gökyüzüne uzanıyoruz
Yıldızlar bize şaşırıyorlar
Bir yere gitme istekleri
Bu yüzden midir?

Şarap şişemiz boynunu devirmiş
Evin yolunu bulmamız gerek
Bisiklete biniyoruz, düşmemen lazım
Belimden sıkıca sarılıyorsun.
Yol, bizi olmamız gereken yere götürüyor
Yol, her şeye dönüşebilir
Yol, sen ve beni biz yapabilir

Sen çoktan uyudun, seni izliyorum
Heyecanlıyım, gözlerimi senden alamıyorum
Uyumam gerek, uyumak zorundayım.
Nasıl bilebilirim yoksa
Uyandığımda yanımda olmanın hissini
Uyumam gerek bir an önce

Güneş üzerine düşeni yapıyor
Odamıza ışık doluyor
Gözlerimi açıyorum, yanımdasın
Gülümsüyorum hiç gülmediğim şekilde
Dudaklarını istiyorum ama yapamam
Sen beni öpmediğin sürece öpemem seni
Yasak elmayı yediğim günden beri
Gün yüzü görmedi bu gözler
İç sesim bağırıyor
Ne olur öp beni

01.05.2019 Münih

Aromanın Sarhoşluğu

Dişlerin göründüğünde ve
Yanaklarında çizgiler oluştuğunda
Birde gözlerime baktığın zamanlarda
Ben yaşamayı severdim.

Bana yasak olduğun zamanlarda
Birlikte yürüdüğümüz yollarda
Ellerin ellerimdeydi.
Benliğimi soydun bedenimden
Kahkahalarını bıraktın gecelerime
Ses tellerine asılı kaldım.

Sana yasak olduğum zamanlarda
Yaz esintisinde balkonda
Gözlerimizi kaçırdık
Aromanın sarhoşluğunda

Seğmenler’i sevemiyorum artık
Dans ettiğimiz ağacın gölgesi
Ruhumdaki çocuğu çoktan öldürdü
Ne o çocuk kaldı şimdi
Ne de sen hatırladığım kadın
“Bulamadık ki hiç birbirimizi”
Sen bana hala yasak
Ben sana hala tutsak

Yolda

Renkleri kendilerine boyamalısın
Her yeşil ayırt edilebilmeli bakıldığında
Ellerin boyanmalı gerekirse inandığın renkler uğruna
Renklerin danslarında ahenk yakaladığında
Bakabileceksin gözlerine bir insanın

Çizgileri akışına bırakmalısın
Duvarlar seni kendinden uzaklaştırıyor
Oysa özgür kaldığın sürece kadınsın
Ve uçtukça arzulanacaksın tarafımca

Kağıdı yırtıp atabilmelisin gerektiğinde
Yeniden başlamalısın tutkularınla
Çizgilerinin sınırları olmadığında
Renklerin de koşacaklar çocukça
Ve bir tren camından kendine baktığında
Çizebilmelisin beni tarafsızca

10.02.2019 Prague

Eksik

Beytepe şimdi bembeyaz olmuş
Kar taneleri gözyaşlarıma karışıyor
İnsanlar çekip gitmeyi mutluluk sanıyor
Ben her geçen gün eksiliyorum.

Biraz senden öncekilerden gidiyor
Biraz kendimden ödün veriyorum
Biraz sonrakileri gömüyorum
En çok seni yitiriyorum

Tek Kişilik Hayat

Tek kişilik dönme dolap
Tavan ve yatak arasına kurulu
Zaman çarkları çevirdiğinde
Işıklar siyaha bürünecek
Bir süre kendi içimde döneceğim

Tek kişilik bir pencere
İkimizin arasına kurulu
Sen karanlığa süzüldüğünde
Sarı elbiselerin içinde yapraklar
Rüzgardan kaçmalılar çocukça

Yıllar bir sayıdan ibaret değil artık
Ölüm anlam kazanmaya başladı
Yeterince susmadık mı?

Bilinmezlik

Bir düzine gece boyunca susarak
Birbirimizi karanlığa sunacaktık
Şarkılardan çadır yaparak
Bir uçurumun kenarına kuracaktık
İç sesimiz kök salacaktı
Orman yemyeşil uyanacaktı
Anılardan kor bir ateş yakacaktık
Sıcaklığında gözlerime bakacaktın

Adam kadını koklayacaktı
Kadın gökyüzünü özgürlüğe boyayacaktı
Zaman yıldızları görünür kılacaktı
Sonsuzluğa uzanacaktık

Bir düzine gece sonunda
Birlikte uyuyacaktık
Yalnızlığa mı uyanacaktık
Yoksa yola mı çıkacaktık
Özgürlük kokan kadınla

Bir Gün Gideceksin

Sen de bir gün gideceksin
Tüm sevdiğim kadınlar gibi
Ardında anılarla çevrilmiş duvarlar
Bir köpeği korkuyla sevmenin hazzı
Bir kedinin son nefesi
Üzüm tanelerinin yalnızlığa dönüşü
Lütfen deyişin
Saçlarını sevişim
Hepsini bırakıp gideceksin
Beni seven tüm kadınlar gibi
Sen de bir gün gideceksin

Yalnızlıklar

Bir kuş olsam bu gece
Uçsam sana varsam
Sen, güzel İzmir’im
Bana mucize olsan

Ege’de dalga olsam bu gece
Onca kargaşada seni duysam
Tüm hırçınlığımla kıyıya vursam
Gülüşünü bıraksan dönüşüme
Denizimde usulca kaybolsan

Kordonda rüzgar olsam bu gece
Kokundan sarhoş olsam
Sarılıyormuşçasına dokunsam tenine
Saçlarını bırakırken esip gidişime

Bir budalayım bu gece
Oturup seni düşlüyorum
Elimdeki kitaba bakıyor
Yalnızlıklar görüyorum