Sen Giderken

Gideceğini çoktan duymuş Beytepe
Hüzün sarmış dört bir yanını
Kediler bile şimdiden seni sorar olmuş
Nasıl derim sıcacık elleri artık yok diye
Kütüphane sıraları gözlerini aramış
Nasıl derim o gözler artık uyuklamayacak diye
Sıcak çikolata kışı özlemez artık
Belki de yalnız içileceğim diye
Çiçekler açmak için gülüşlerini ararken
Nasıl derim bir daha gülmeyecek diye
Bir garip ben düşünmez artık yürürken
Seni görürsem ne yapacağım diye

Rakı Masası

Kadeh sesleri yokluğun
Gönlümde yankı bulan
Keman tınıları sözlerin
Aklımdan bir türlü çıkmayan
Soğuk su kalbin
Bolca içime katılan
Buz parçaları bir bakışın
Düşüncelerimi donduran
Kavun dilimleri gülüşün
Bütün acıları unutturan
Bir de mum var
Bunca güzelliğin içinde yanan

Dalgıç

Ciğerlerimi doldurur,
Sonsuz düşüncelere dalarım.
Merakıma yenik düşer,
Dibe doğru yol alırım.
Tanrıyı ararım kum tanelerinde,
Hiçbir şey bulamam.
Yanımda yüzen balıklara bakarım,
Uzanır da tutamam.
Takip etmek isterim de
Yabancı olduğumu hatırlarım.
Denizkızına rast gelir
Biraz daha kalmayı dilerim
Fakat zamanım yok bilirim
Alkolü, boğulmaya tercih ederim
Belki bir gün derim, belki bir gün
Dışarıda değil de içeride boğulurum.

Zaman Yolcusu

Zaman yol olur.
Dostlar birer yolcu
Hatıralar koca bir tren
İnsan küçük bir lokomotif

Tanrı,  kondüktördür belki,
Kara duman tüterken ölüm misali.
Düdük sesi aşkın çığlığı sanki,
Duyar diye belki birileri

Buhar gücü yiterken
Ya yol biter
Ya duman tüter
Ya da acı bir düdük sesi

Bazı Gözler

Bazı insanlar, bazı zamanlara ait.
Bazı zamanlar, bazı yaşanmışlıklara.
Bazı yaşanmışlıklar, bazı duygulara ait.
Bazı duygular, bazı sevdalara.
Bazı sevdalar suskunluğa ait.
Bazı suskunluklar, bazı göz yaşlarına.
Bazı göz yaşları, bazı gözlere ait.
Bazı gözler bazı gözlere

Her Gece

Uykuyu ararım her gece
Yorgun gözlerle
Olmamış olmayı düşlerim
Yaşama alışamamış biri gibiyim
Seni de düşlerim ara sıra
Anıları tazelemek adına
İçimdeki pisliğe bağırırım da
Duyuramam sesimi
Ben de kadehimi kaldırırım ölüme
Tekrar var olabilmeye

Bira

İlk yudum ilk öpücük gibi
Gözlerini kapatıp zaman dursun istersin
Oysa zaman akıp gider
Tadını yitirir her yudumlayışta
Şişeyi yarıladığında, bitirme korkusu kaplar içini
Biraz daha yavaş içersin sadece
Kaçınılmaz sonu geciktirebilecekmişçesine

Son yudumlara yaklaştığında,
Tadı acılaşmaya başladığında,
Yitip giden biraya baktığında,
Dayanamazsın vurursun şişenin dibine
Sonrasında biraz sessizlik olur ve
Buz gibi yeni bir bira açarsın kendine
Oysa başladığın yere geri dönersin sadece

Kısa Saçlı Kadın

Alkolle pek arası yoktu
Verilmiş sözleri de yok gibiydi
Sigarayı da sevmezdi zaten
Hem kokumu ve dudaklarımı da sevmedi ki
Tenimi koklamak istemedi tekrar tekrar
Dudaklarımı arzulamadı sabaha kadar
Kahkahalarını da bırakmamıştı gecenin sessizliğine

Sonra zaman eridi
Hiçbir şey yaşanmamışçasına gitti
Küpelerini unutmuştu ardında
Ama onlar da kaybolacaktı karanlıkta