Kaçış

Her şeyi geride bırakıp gitti cümlesindeki kadar kolay olabileceğini düşünmüyordum elbette.  Zaten olsa olsa bunu sen yapardın. Sırf bu yüzdendir uzak şehirlere kaçışlarım. Düşüncelerimi arındırma çabalarım.

Her gittiğim yere seni de yanımda götürüyorum. Elimi tutuyormuşçasına yürüyorum eski taş yollarda. Ağaçların gölgeleri gizlerken sarı sokak lambalarının hüznünü, ben hep seni düşlüyorum. Gördüğüm her aşktan bir parça çalıyorum yanan yüreğime. Balkan ezgilerinin hüznüne, gülüşlerini katıyorum.

Onca çırpınışa rağmen, tekrar sana dönüyorum.

Ne vakit Ankara’ya gelsem nefes almam zorlaşır. Gökyüzü yere daha yakındır Ankara’da. İnsanı hüzün basar, keder sarmalar, duvarlar üzerine üzerine üzerine gelir. Yine de çığlık atamazsın bu şehirde. Öyle bi seversin ki Ankara’yı nefret söylemiyle ayrılsanda her seferinde, her dönüş hissinde özlem kokar en derinde.

Anılar köşe bucak sarmalar kollarını
Sense göz yaşlarınla eşlik edebilirsin sadece
Göz yaşların zamanla kurur.
Gözlerin zamanla unutulur.
Gülüşlerin solar soğuk bir gecede
Sen zaten bana hiç gülmedin
Sevdiklerine güldüğün gibi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir