Özgürlük

Kendimize vermiş olduğumuz zararın bilincinde, ki bunu büyük bir zevkle yaparak hayatlarımıza devam ettik. Yaşadığımız şeyler ve yaşayacaklarımız bu gerçeği değiştirmeyecekti. Bir süreliğine alışkanlıklarımızı terketsekte eninde sonunda aynı yere dönecektik. Daha çok içeçek, daha çok düşleyecek ve daha çok ölecektik. Kendimizi çok sevdiğimizi düşünsekte hiç sevmemiş olma ihtimalimiz de vardı.  Ruhumuzun hayat bulduğu bedenin hareketsiz kalacağı günü bekleyecek ve onun özgür kalmasını iple çekecektik. O andan sonra ne sevginin, ne aşkın ne de yaşananların bir anlamı kalacaktı. Karanlığın ve sessizliğin karşısında aslında hiç var olmayan benliğimize son bir kez gülecektik.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir